LİSANSLAR İLE GELEN YAZILIM KISITLAMALARI!
       Ayakkabı aracı, ayakkabı imal eden bir imalatçının işlerini kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacı ile aldığı bir üretim aracının hikayesini peri masalı tadında bizlere sunuyor. Bu hikayede siparişlerini yetiştirmek üzere aldığı ayakkabı aracında değişiklik yapmaya giden imalatçı aracı satan firma tarafından sınırlandırılarak bunu yapamayacağı kendisine söyleniyor. Ayakkabı ustası  "bu benim makinem, aracım" dese de aracı satan firmalar ise "Hayır! Sen sadece şu şartlar altında makineyi lisansladın" diyerek işlerine çomak sokmaktadırlar. Aslında bu küçük hikaye yazılım dünyasında hemen hergün karşı kaşıya kalınan bir durumu açık ve net bir biçimde gözler önüne sermektedir. Yazılım lisanları bazı durumlarda kullanıcıların özgürlüğüne, yaratıcılığına ve herşeyden ötesi işlerine önemli zararlar verebilmektedir, bu nedenle satın alınan yazılımlar üzerinde hangi haklara sahip olacağımızı dikkatle incelemeliyiz. Animasyonda aktarılmaya çalışıldığı gibi siz satın aldığınız bir eşya üzerinde lisans hakları nedeniyle değişikliğe gidemiyorsanız orada sizin özgürlüğünüze bir müdahale vardır. Lakin burada bir başka konunun da altını çizmekte fayda var. Özgür yazılım "beleş, bedava" gibi anlamlara gelmemektedir, burada vurgulanmak istenen olay şudur; bedelini özdeyerek satın aldığınız bir yazılımın kaynak kodlarına erişebilme, kodlar üzerinde değişiklik yapma ve onları paylaşma gibi haklarının da satış sözleşmesi ile elinizden alınmış olmasıdır. Ancak bizim ülkemizde insanlar henüz yazılımın kıymeti konusunda pek bilinçli değiller hemen her evde kaçak bir işletim sistemine rastlamak mümkün olabilir. Genel olarak bizim insanımızda bir yazılımı ücret ödemeden alıp/indirmek ve onu kırarak kullanmak kadar doğal bir durum yok. Ne yazık ki arkadaşlar bir yazılımı bu biçimde kullanmak da açık ve net bir biçimde bir HIRSIZLIKTIR. Yazılımlar üzerlerinde onlarca yüzlerce insanın belkide yüzlerce saat emeği olan ürünlerdir, bu nedenle kırarak yazılım kullanmaktan uzak durmalıyınız. Diğer yandan da üreticilerin lisanlama faaliyetleri ile kişisel özgürlüğümüze müdahale etmelerine izin de vermemeliyiz. Şimdi bu ülkede daha önce ücretini ödeyerek Microsoft Windows vb. işletim sistemi almış ve hala onu kullanmak isteyen tüketicilere her yeni bilgisayarda yeniden işletim sistemi satma dayatmasına ne zaman dur denilecek? İnsanların sadece makineyi almalarına neden izin verilmez? Her kullanıcı satıcının kendisine dayattığı işletim sistemini kullanmak zorunda mıdır? "Siz alın beğenmezseniz silersiniz" neyin kafasıdır. Kullanmak istemediğim bir ürüne neden para vereyim ki? vs. Sorun çok ve ufukta da yakın vadede görülen çözüm yok gibi. Aslında ülkemizde genel manada ve hemen alanda "hırsızlık" anlamında yaygın alışkanlıklar gözlemlendiği için yazılım hırsızlığı da olağanlaşmış durumda. Bu noktadan bakınca emeklerini hırsızlara yedirmek istemeyen küçük ve orta ölçekli yazılım firmalarının da lisanslarla ürünlerini korumak istemelerinden daha doğal bir durum yok gibi. Yine de ben şahsen yazılımların açık kaynak olarak dağıtılmasını destekliyorum ama hırsızlığa da şiddetle karşı çıkıyorum. Eeee! son yirmi yılda olduğu gibi "Amaaan! oluvesin" kafasıyla işimize geldiği gibi "maksat iş yürüsün" diyerek kanunları/yönetmelikleri delik deşik edersek durum bu olur. Bu gün 20 küsur yaşlarındaki genç arkadaşların da toplumsal hayatta ve iş hayatında işlerine geldiği gibi (kendi çıkarlarını önceleyerek, acımasızca) davranmalarını da çok görmemek lazım zira onları kim yetiştirdi? Buradan bakınca problem sadece yazılım hırsızlığı  ya da lisanslar ile kullanıcı haklarının ihlalinden çok öte bir insan kaynağı gibi duruyor....
Aşağıdaki verilen video "https://www.fsf.org/blogs/community/presenting-shoetool-happy-holidays-from-the-fsf" adresinden alınmıştır.